17072019 * 00.22
yaşadığım kentin futbol kulübü bu sene aşırı derecede borç batağında olduğu için kapatıldı. şanlı tarihi türkiye birinci profesyonel erkek futbol ligi'nde mücadele etmek ve türkiye kupası'nda final oynamak gibi başarılarla dolu olan bu kırmızı lacivertli kulüp beni ve sıkı fıkı olduğum bazı arkadaşlarımı stadyumunda ağırlama şerefine de nail olmuştu birkaç kere. kırmızı laciverde gönül verdiğimden değil, benim kanım sarı kırmızı akıyor ama o yaşlarda yüksek sesle küfür edilebilen yerler çekici geliyordu galiba arada uğruyordum. şimdi o stadyumun yerinde beton artıklarından başka bir şey yok, otel filan da dikmediler çok kıyak 1 rant alanında olmasına rağmen.

beraber futbol maçı izleyip ırkçı tezahüratlar söylemeye varan çirkinlikler yaptığımız o arkadaşlarımdan biriyle, ki kendisi armasında siyah beyaz renkleri gururla taşıyan bir futbol takımını destekliyor, aynı semtte oturduk 7-8 sene kadar, doğup büyüdüğümüz kentin uzağında, mavi beyazlı bayrağın mı kırmızı beyazlı bayrağın mı dalgalanması gerektiği konusunda yüzyıllardır süregelen ihtilaflar yaşanan bir denize kıyısı olan bir şehrin denize kıyısı olmayan bir semtinde.

sarı kırmızıya gönül verişim 10lu yaşlarımın başına rastlıyor. spor taraftarlığı çok acayip bir şey. rasyonel hiçbir tarafı yok. bu açıdan gerçek hayata çok benziyor. liseli çağlarımda sarı kırmızılı takımın sağ kanadında sarı uzun saçlarıyla bir fırtına kopuyordu. ilerleyen yıllarda saçlarını kısalttıktan bir süre sonra, az önce bahsi geçen siyah beyazlı ekibe ceza sahasının dışından attığı kritik golle sarı kırmızılı ekiple yapacağı 2 senelik sözleşmeyi cebine koyacak olan bu genç futbolcu liselilik yıllarımda saçımı uzatmaya karar verme aşamalarımda rol modellerimden biri olarak kişisel tarihime kaydolacaktı.

yıllar geçti. liseyi bitirdim. saçlarımı uzattım. 9 yıl lisans okudum. hayat işte, lisans diplomamı alamadan şartlar beni bir şekilde doğup büyüdüğüm ve birkaç kere futbol takımının maçlarını izlediğim kente dönmeye itti. siyah beyazlı tişörtler giymeyi seven arkadaşımsa hala denize kıyısı olmayan o semtte oturuyor. bugün hayatında bazı şeylerin iyi gittiğini ve kısa ve orta vadeli planları arasında buraya geri dönmenin yer almadığını öğrendim. transfer piyasası bu ya, kimisi play-off maçında kritik goller atıp sözleşme uzatıyor kulübüyle, kimisi de kapatılan kulübe transfer oluyor aynı transfer dönemi içinde. kader işte.